2026 Asgari Ücreti Ne Olacak?

Asıl Soru: Ne Olmalı?**

2026 yaklaşırken iş dünyasının ve çalışanların gündeminde yine aynı başlık var: Asgari ücret ne olacak?
Fakat bu yıl cevabını aramamız gereken çok daha kritik bir soru var:
“Asgari ücret, gerçek yaşam maliyetleri karşısında ne olmalı?”

Barınma Krizi: Gelirin Temel İhtiyaca Yetmediği Bir Dönem

Bugün İstanbul’da en düşük kira ortalaması 30.000 TL seviyesine dayanmış durumda.
Bu, yalnızca ekonomik bir gösterge değil; toplumun en temel ihtiyacı olan barınmanın artık ulaşılması zor bir maliyet hâline geldiğini gösteriyor.

Bir çalışanın tüm emeğine rağmen kirayı karşılayamaması, ücret politikalarının yaşam gerçekliğinden koptuğunu ortaya koyuyor.

Yıllık TÜFE dikkate alınarak yapılan zamlar bu makası kapatmaya yetmediği gibi, her yıl biraz daha açıyor.

Peki 2026 için çözüm ne?

Üç Stratejik Model

Aşağıda, mevcut tabloyu değiştirebilecek üç alternatif sunuyorum. Üstelik her biri, Türkiye’nin bölgesel ve ekonomik gerçeklerine uyumlu modeller.

1. 5 Yılda Bir “Dengeleme Zammı”

Kiralarda 5 yılda bir yapılan yüksek oranlı düzeltme uygulaması, ücretlerde de neden olmasın?

Öneri: Asgari ücrete her 5 yılda bir, yıllık enflasyon zamlarından bağımsız olarak “yaşam maliyeti dengeleme ayarı” yapılmalı.

Bu uygulama:

  • Reel kaybı telafi eder,
  • Yaşam maliyeti ile ücret arasındaki kopukluğu kapatır,
  • Standart yaşamın altına düşmüş taban ücreti yeniden günceller.

2. Bölgesel Asgari Ücret Modeli

Türkiye’nin her şehri aynı değil.
Barınma, ulaşım ve temel yaşam giderleri İstanbul’da bambaşka, küçük şehirlerde ise çok daha düşük.

Öneri: Asgari ücret bölgesel yaşam maliyetine göre belirlenmeli.

Bu yaklaşım:

  • Büyükşehirlerdeki barınma krizini hafifletir,
  • Küçük şehirlerde işveren maliyetlerini dengeler,
  • İş gücünün ekonomik dağılımını daha sağlıklı hale getirir.

3. Meslek Kodlarına Göre Asgari Taban Ücret

Bugün birçok çalışan, kendi meslek kodu dışında pozisyonlarda görevlendiriliyor.
Bu durum hem ücret dengesizliği yaratıyor hem de mesleklerin değerini azaltıyor.

Öneri: Her meslek kodu için asgari taban ücret belirlenmeli. Ayrıca kişi, meslek kodu dışında çalıştırılamamalı.

Bu sistem:

  • Mesleklerin minimum gelir standardını netleştirir,
  • Ücret planlamasını kolaylaştırır,
  • Nitelikli iş gücünün değerini korur,
  • Ücret analizlerinde yıllar içinde daha tutarlı sonuçlar üretir.

Sonuç: 2026 Sadece Bir Zam Yılı Olmamalı

Asgari ücret bir rakam değil; bir toplumun en düşük yaşam standardıdır.
Bu nedenle 2026 tartışmaları yalnızca “yüzde kaç zam gelecek” başlığıyla sınırlı kalmamalı.

Türkiye’nin artık yapısal, bölgesel ve mesleki temelli yeni bir ücret politikasına ihtiyacı var.

Çünkü bir ülkenin gerçek refahı, en alt gelir grubunun yaşam kalitesiyle ölçülür.